Rüya Mühendisliği: Rüyalarınızın Hackleneceği Günler Uzak Olmayabilir!

TVC-mall WW

MIT’den Bilim İnsanları Rüyaları Hackleyecek Bir Cihaz Geliştiriyor.

“MIT’nin 2017’de kurduğu Dream Lab’da çalışan bir araştırma ekibi açık kaynak kodlu, giyilebilir bir cihaz üzerinde çalışıyor. Fakat bu öyle sıradan bir cihaz değil, bu cihaz sayesinde rüyaları çeşitli şekillerde izleyebilmek onlarla etkileşime geçmek ve hatta rüyaların kontrolünü sağlamak hedefleniyor.

One Zero‘nun makalesine göre ekibin nihai hedefi rüyaların sadece anlamsız saçmalıklar olmadığını kanıtlamak ve hatta onların geliştirilerek bizim lehimize değiştirilebilieceğini göstermek.

Tıpkı Christopher Nolan’ın “Inception” filmindeki gibi. Fakat bu kez filmdekinden farklı olarak bir çeşit Nintendo Power Eldiveni kullanarak rüyalara ulaşıp onları kontrol etmeyi hedefliyorlar.

“İnsanlar, hayatlarının üçte birini oluşturan kısmın, aslında kendi hayatlarını değiştirebilecekleri, geliştirebilecekleri, daha iyi bir hale getirebilecekleri bir yer olduğunu bilmiyorlar.

İster hafıza arttırma, yaratıcılık geliştirme şansından bahsedelim istersek ruh halimizi iyileştirmeden ve yahut ertesi günkü sınav performansımızı arrtırma ihtimalinden, pratikte önemli olan tek şey uyku esnasında tüm bunlar yapılabilecek hale gelebilir.

Adam Horowitz

Horowitz’in Çalışması

Dream Lab ekibi tarafından geliştirilen Dormio adlı eldiven benzeri bir cihaz, kullanıcının hangi uyku durumunda olduğunu algılayabilen bir dizi sensörle donatılmış durumda.

Eldiveni giyen kişi uyanıklıkla uyku arasındaki “hypnagogia” adı verilen evreye geçtiğinde eldiven daha önceden kaydedilmiş tek sözcükten oluşan bir uyarı mesajı veriyor.
Yaratıcılığı objektif bir şekilde ölçmek herkesin bildiği gibi zor olsa da, kontrol ve Dormio testlerinden elde edilen sonuçlar Horowitz’in gönüllüleri arasında bir yaratıcılık artışının işaretlerini göstermiş gibi görünüyor

Hipnagojiyi deneyimledikten sonra altı gönüllüden beşi, Dormio’yu kullandıktan sonra alternatif kullanım görevlerinde kontrol testine göre daha yüksek puan aldı. Gönüllülerin dördü kişisel raporlarında, hipnogoji sırasında üretilen fikirlerin yaratıcı olduğunu söyledi.

Aslında çalışmanın esas büyük başarısı bu değil. Bundan bahsetmeden önce gelin bu çalışmanın odaklandığı uyku evresinden biraz bahsedelim.

Hypnagogia (Hipnagoji)

Uyku ve uyanıklık arasındaki kısa dönemin farkındalığının teknik adı hipnogoji olarak adlandırılıyor ve bu alan nörobilimciler tarafından hâlâ büyük bir gizem olarak görülüyor.Terimin tam Türkçe karşılığı ise “uykuya götüren”.

Bu açıdan bakıldığında oldukça ilginç bir isim olarak görülebilir ama isminin hakkını verdiğini söyleyebiliriz. Çünkü bu terimle kişiyi uyku öncesinin bilinçli halinden uykunun karanlık koridorlarına götüren o köprü döneminin kastedildiği açık.

Fakat kişi her zamankinden farkı olarak bu kez tam olarak o köprüde bulunduğunun farkındadır. İşte bu farkındalık durumu hipnagoji olarak adlandırılıyor. Kişinin biliçli bir halde rüya dünyasının kapılarından geçmesi durumu, tıpkı Lewis Carol’un ünlü romanında Alis’in Harikalar diyarına geçtiği gibi.

İşlerin karıştığı nokta da tam olarak burası gibi görünüyor zira bu evrede olduğunu fark eden insanlar dışarıdan bakan kişilere göre uyku halinde görünseler bile aslen bilinçleri açık vaziyette bulunmaktadır ve genel olarak bu noktada halüsinatif, gerçeklikten kopuk görüntüler gördüklerini bildirirler.

Cambridge Üniversitesinde bir psikolog olan Valdas Noreika, Hipnagojik imgeleme adı verilen halüsinasyon benzeri görüntüler görme halinin uyku ile uyanıklık arasındaki evrede uykunun zayıflığından ileri gelen olağan bir durum olduğunu söylüyor.

Gelin uykunun gizemli evresini bu noktada bırakalım ve gelelim Dream Lab. çalışmasının esas dikkat çekici noktasına;
Dream Lab. ekibi 50 kişinin katıldığı bir deneyde, katılımcıların takmış oldukları eldivenler kişilere hypnagogia aşamasında olduklarını tespit ettiğinde tek kelimeden oluşan sözlü bir mesaj dinletti. “Kaplan!”
Ve sonuçta tüm katılımcılar rüyalarında bir kaplan gördüklerini rapor etti.

Dream Lab araştırmacılarından bir diğeri olan doktora adayı Judith Amores tarafından üretilen benzer bir cihaz, bir ses uyaranından ziyade bir koku uyaranı kullanıyor. Kullanıcı uykunun N3 aşamasına ulaştığında -ki bu dönem vücudun kendini iyileştirdiği ve belleği sağlamlaştırdığı bir yenilenme dönemidir- bir cihaz tarafından önceden ayarlanmış bir koku yayılıyor.

Amoresin fikri bu noktada kokuları kullanarak bu yenilenmeyi güçledirmek ve kişinin kendisini iyi hissederek uyanmasını sağlamak.
Amores, “Koku duyusu özellikle ilginçtir çünkü doğrudan beynin hafıza ve duygusal kısımlarıyla – amigdala ve hipokampusla – bağlantılıdır,” diyor. “Ve bu, iyi olma haline erişmek için çok ilginç bir geçit.” Amores’in çalışmasına katılan katılımcıları tamamı uyandıklarında kendilerini çok enerjik ve pozitif hissettiklerini rapor etti.

Lucid Dream (Berrak Rüya)**

Dream Lab. araştırmacıları 2019 yılında düzenledikleri “Dream Engineering” (Rüya Mühendisliği) atölyesinde çalışmalarını duyurarak insanların rüya görürken rüya gördüklerini anladıkları “berrak rüya” dünyasını tartışmaya açtı. Laboratuvar çalışmalarının neticesinde uyuyanların da rüyalarının tam kontrolünü ele almasını hedefliyor.

Bu çalışma hakkında kendisi de bir psikiyatri profesörü olan Tore Nielsen, bu çalışmayı çok heyecen verici bulduğunu söyleyerek şunları ekledi: “Rüyalarınızı kontrol edebilirseniz uykunuzda bilinçli olarak uçmayı, şarkı söylemeyi, cinsel ilişkiye girmeyi bile deneyebilirsiniz – bu deneyimin VR’dan bile daha iyi olacağından şüphe yok.”

Bu arada, Amores ve Horowitz, rüya araştırmasının yaygınlığını ve kolaylığını artırmak için cihazlarını olabildiğince çok bilim insanının eline ulaştırmaya çalışıyor. Araştırmacılar tasarladıkları eldivenin biyokimyasal sensörlerinin kaynak kodlarını Github portalında paylaşmış durumdalar.

Harvard profesörü ve rüya araştırmacısı Deirdre Barrett, hipnogojik durumun profesyonel sanatçıların daha derin bir yaratıcılık düzeyine erişmesine yardımcı olup olamayacağını görmek için Dormio kullanarak bir çalışma tasarlıyor.

Ancak bu özel çalışmanın ötesinde, Barrett, genel olarak rüya araştırması için ucuz, sorunsuz ve erişilebilir araçlar elde edilmesi ihtimalinden heyecan duyuyor.

Horowitz bu durumun gerçekten de görmek istediği bir durum olduğunu belirtiyor. O ve Dream Lab araştırmacıları, rüyaları kontrol edebilecek bir teknoloji yaratmak yerine, teknolojinin rüyaya ve ileride olabilecek her şeye açık erişime sahip olmasını istediklerini belirtiyor.

Konu ile İlgili Tartışmalar

Çalışmanın kısmen başarılı sonuçları olduğu görülmekle beraber tartışmalar da çalışmayla birlikte gelmiş gibi görünüyor.

Elbette burada esas sorun hipnogoji dönemi incelemeleri ardındaki bilimin hâlâ çok bulanık olması. Zira insanların sadece yüzde biri düzenli olarak bu duruma girebiliyor ve bu da araştırma yapmayı ve üzerinde çalışmayı zorlaştırıyor.

Üstelik bu konuda araştırma yapan bazı diğer araştırmacılar, ses ve ya koku ile komut vererek rüyayı yönlendirmektense bu aşamada bilinçaltından yeni şeyler öğrenmenin daha faydalı olabileceği görüşündeler.

Bu araştırmacılardan biri de Arizona Üniversitesi’nden uyku ve rüya uzmanı Rubin Naiman. Naiman OneZero‘ya yaptığı açıklamada “Bilinçdışı, başka bir zeka türü” diyerek “Biliçdışından birşeyler öğrenebiliriz. Ona hükmetmek yerine onunla diyalog içinde olabiliriz, bu ona dokunup onu istediğimiz yöne çekmeye çalışmaktan daha önemli” dedi.

Görüldüğü gibi tartışmalar ateşli ve çalışmalar çok yeni de olsa rüyalara müdahele edebilme olasılığı küçük de olsa doğmuş gibi görünüyor.
Çalışma etrafındaki tartışmalar devam edecek gibi görünüyor.

Gelecek sadece uzayın derinliklerine değil zihnimizin derinliklerine doğru ineceğimiz bir yolculuk olmaya doğru evriliyor. Ve bilim-kurgu filmlerin konuları gittikçe gündelik hayatın konuları olmaya başlıyor. Bu durumdan heyecanlanmalı mıyız yoksa korkmalı mıyız bunun cevabını hiç şüphesiz zaman verecek.

Çeviriye esas olan makaleler:
1) https://futurism.com/mit-scientists-devices-hack-dreams
2)https://onezero.medium.com/an-mit-lab-is-building-devices-to-hack-your-dreams-d1a10ff932e3
3)https://www.vice.com/en_us/article/ywxjvg/steel-ball-control-dreams-dormio-mit-hypnagogia
4)https://www.media.mit.edu/projects/cocoon/overview/

*Karabasan olarak bilinen durumun da bu uyku evresinde gerçekleştiği düşünülmektedir.
**Barrett, Deirdre The Committee of Sleep (2001)

Matematiksel

Bir Önceki Yazımız Olan Geleceğin Müziği Nasıl Olacak Diye Merak Edenlere 4 Örnek Başlıklı Makalemizde Hakkında Bilgiler Verilmektedir.

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!

İlgili Mesajlar

Leave a Comment