Koronavirüs Mutasyon Geçiriyor, Korkmalı mıyız?

TVC-mall WW

Farklı SARS-Cov-2 türleri henüz pandemi üzerinde etkili olabilmiş değil ancak gelecekte olabilirler.

 

İnsan hücrelerinin reseptörlerine bağlanan SARS-CoV-2 sivri uçlu proteinin açık ve kapalı konformasyonları. Yaygın bir mutasyon ile (daire içinde) proteinin açık konformasyona geçerek hücrelere daha kolay girmesinin yolu açılacak gibi görünüyor.
K. Shen & J. Luban

COVID-19 bu yıl tüm dünyaya yayılarak etkisini artırmışken, araştırmacı David Montefiori pandeminin arkasındaki bu ölümcül virüsün kişiden kişiye aktarılmasıyla nasıl değişebileceği konusunda meraklanmıştı.

Dr. Montefiori kariyerinde HIV’in (AIDS) bağışıklık sistemini işgali için rastgele mutasyonların nasıl bir etki sağladığı üzerinde yürütmüş bir virolog. Aynı şey SARS-CoV-2 için de söz konusu olabilir diye düşünüyor.

Mart ayında North Carolina’da Duke Üniversitesi’nin AIDS aşı araştırma laboratuvarını yöneten Montefiori, HIV evrimi üstüne uzman ve uzun süreli çalışma arkadaşı Bette Korber ile yeniden irtibata geçti. New Mexico, Santa Fe’de bulunan Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’nda kompütasyonel biyolog olan Dr. Korber, zaten çoktandır binlerce koronavirüs genetik dizisini virüs bütün dünyaya yayılma aşamasındayken onun özelliklerini değiştirebilecek mutasyonlar bakımından araştırıyordu.
HIV’e kıyasla SARS-CoV-2 yayılırken çok daha yavaş değişim geçiriyor. Fakat Korber’in gözüne bir mutasyon çarptı ve bu mutasyona uğramış gen, hücrelere girişi sağlayan sivri uçlu proteini kodluyordu. Korber bu mutasyonu COVID-19’lu insanlardan alınan örneklerde tekrar tekrar gözlemledi.

D614G

Sivri uçlu proteinin 614. aminoasit pozisyonunda, aspartat aminoasidi (biyokimyasal kısaltmasıyla D) istikrarlı biçimde glisin (G) ile yer değiştirmişti. Nedeni de virüsün 29.903 harfli RNA kodunda bulunan tek bir nükleotidin kopyalama hatasıyla değişmiş olmasıydı. Virologlar bu mutasyonu D614G olarak adlandırdılar.

Nisan ayında Korber, Montefiori ve arkadaşları D614G mutasyonunun çok hızlı bir düzeyde artarak yaygınlaştığı alarmını veren bir ön-makale yayınladılar. Mutant virüs, hızlıca dominant SARS-CoV-2 hâline gelerek Avrupa, Amerika, Kanada ve Avustralya’da yayıldı. Makalede yazılana göre D614G mutantı olan virüs “daha bulaşıcı bir formda” idi ve doğal seçilim mekanizmasının bir ürünüydü.

Bu iddialar birçok bilim insanını korkuttu ancak D614G viral soyunun daha bulaşıcı olduğunun veya hızla artışının olağandışı bir duruma işaret edip etmediğinin henüz belirsiz olduğunu açıkladılar. Fakat alarm medya organlarında hızla yayıldı.

Çok sayıda haber kaynağında araştırmacıların uyarılarına yer verilse de, bazı başlıklar virüsün mutasyon sonucunda daha tehlikeli olduğunu duyurmuştu. Dr.Montefiori kendisi ve arkadaşları tarafından bu varyantın yükselişini “alarm” olarak nitelendirmenin bir hata olduğunu ifade ediyor. Temmuz ayında Cell‘de yayımlanan yeniden gözden geçirilmiş makalede bu kelime kaldırılmış.

Yine de bu çalışma D614G üstündeki ilgiyi son derece artırmış. Mutasyonun virüsün özelliklerini değiştirdiğinden şüphe duyanlar bile çok hızlı yükselişe geçişi ve her yerde rastlanması sebebiyle ilginç olduğu düşüncesinde birleşmişler.

Aylar boyunca yapılan her araştırmada kullanılan virüslerin neredeyse hepsinde bu mutasyona rastlanmış (bkz. Global Spread “Küresel Salgın” grafiği). “Şu an pandemik olan virüs bu varyanttır. Sonuç olarak, özellikleri de önemlidir.” diyor viral epidemiyolog Nathan Grubaugh.

Haziran sonuna geldiğimizde, D614G mutasyonu neredeyse dünyadaki tüm SARS-CoV-2 örneklerinde tespit edildi. *Örnek sayısı=52.292

Global spread: Graph showing the global rise of the D614G coronavirus mutation.
Haziran sonuna geldiğimizde, D614G mutasyonu neredeyse dünyadaki tüm SARS-CoV-2 örneklerinde tespit edildi. *Örnek sayısı=52.292
Şimdiye dek bu çalışmaların sonuçları Montefiori ve Korber’in makalesinde iddia edilenden daha belirsiz halde. Bazı deneyler bu varyantı taşıyan virüslerin hücrelere daha kolayca girdiğini iddia ederken diğer çalışmalar daha olumlu haberlerle geliyor: bu varyant sayesinde aşıların SARS-CoV-2’yi daha kolay hedef alma olasılığı var.

Fakat çoğu bilim insanının dediğine bakılırsa bu D614G mutasyonu ile hastalığın daha fazla yayılması arasında pek somut bir kanıt yok ve hastalığın yükselişinin doğal seçilim süreciyle açıklanabileceği konusunda da fikir birliği yok.

North Carolina Üniversitesi’nden koronavirolog Timothy Sheahan, “Jüri devre dışı. Bu mutasyonun bir anlamı olabilir de olmayabilir de.” diyor.

Araştırmacılar koronavirüs mutasyonları hakkında halen cevaplardan çok sorulara sahip durumdalar ve henüz kimse SARS-Cov-2’deki herhangi bir değişimin kamu sağlığı konusundaki kaygılarımızda artış gerektirdiğine dair bir bulguya ulaşamamış. Fakat mutasyonlar üzerinde çalışmak da pandemiyi kontrol altına almak için önemli olabilir elbette.

Bilim insanlarının özverili çalışmalarındaki ayrıntıları da kamuoyuyla paylaşarak koronavirüs salgınının önümüzdeki süreçte gelişimi hakkında bizleri uyarması, aydınlatması gerekliliği ortada. Bizlere düşense tedbirlerimizi yine asla elden bırakmamak ve tüm dünyada dikkat edilmesi gereken sağlık kurallarına uymaya devam etmek.

KAYNAK:Nature
Matematiksel

Bir Önceki Yazımız Olan NASA İkizler Çalışması ve Uzay Yolculuğunun Genetik Etkileri Başlıklı Makalemizde Hakkında Bilgiler Verilmektedir.

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!

İlgili Mesajlar

Leave a Comment