Diyanet Duyurdu

TVC-mall WW

Onbir Ayın sultanı olan Ramazanı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü orucun başlamasına artık sayılı günler kaldığı şu mübarek günlerde içinden geçtiğimiz Malum S’alg’ın (K) küresel salgını sebebiyle vatandaşlarımız tarafından oruç ve Ramazan’la ilgili Din İşleri Yüksek Kuruluna pek çok soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki hususların vatandaşlarımızla paylaşılması uygun görülmüştür denilerek bir açıklama yapıldı açıklamada bakın nasıl ifadeler yer aldı..

ORUÇ İBADETİNİN ERTELENMESİ MÜMKÜN DEĞİL

Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin ifa edileceği zaman, mekan ve şartlar vahiyle belirlenmiştir.Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teala’nın emriyle Kuran’ın en uzun suresi olan Bakara Surisinin 2/183-185) ayetleri ile farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir. Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır.

Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken, aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar bulunmaktadır islam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu belli şartlara bağlı olarak kazaya bırakma konusunda bazı ruhsatlar tanınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir

Bakara 2 185 ayet islam alimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir. Buna göre Malum S’alg’ın (K) teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler, oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler, oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar,

oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar, oruç tutmaları halinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları, hamile veya emziren kadınlar, ağır ve meşakkatli işlerde çalışıp sağlıklarının bozulacağından endişe edenler, mazeretleri devam ettiği sürece daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekir açıklaması yaparak tartışmalara son noktayı koydu

Bir Önceki Yazımız Olan O Ülkede Kovid-19 kâbusu Başlıklı Makalemizde Hakkında Bilgiler Verilmektedir.

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!

İlgili Mesajlar

Leave a Comment