İstiklal Marşimizin Bestelenme Öyküsü

Cumhuriyet Devrine Kadar Bir “Milli Marş” Yaptırılması Düşünülmemiştir. Bunun Yerine Padişahların Şahıslarına Yaptırdıkları Özel Marşlar Kullanılmıştır. Bu Marşlar Halk Kitlesine Mâl Edilmediği Için Bilhassa Dış Memleketlerde Çok Defa Güç Durumlarda Kalınmış, Sıra Bize Geldiği Zaman Topluluğumuz Şaşkına Uğramış, Bazen “Bizim Milli Marşımız Yok.” Diyebilenlerimiz De Olmuştur. Hatta Bir Futbol Ekibimiz Yine Böyle Sıkışık Bir Durumda Kalarak “Milli Marş” Yerine “Hamsi Koydum Tavaya” Türküsünü Bile Okumuştur. Reşadiye Harp Gemimizin Kızaktan Indirilişi Töreninde Bulunmak Üzere İngiltere’ye Davet Edilen Türk Heyeti, Törenin Son Dakikalarında Birden Bire Güç Bir Durumla Karşılaşmıştı. Nutuklardan Sonra Geminin…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Atamızın Turk Milleti Hakkındaki Sozleri

Benim Hayatta Yegâne Fahrim, Servetim Türklükten Başka Bir Şey Değildir. 1923 Bu Memleket Tarihte Türktü, Halde Türktür Ve Ebediyen Türk Olarak Yaşayacaktır. 1923 Türk! Öğün. Çalış. Güven. 1925 Bir Türk Dünyaya Bedeldir. 1925 İngiliz Ateşemiliterinin Sorduğu Bir Sorunun Cevabıdır: Anasının Ve Babasının Asilliğiyle Iftihar Eden Tedoz, İtalya Yarımadasına Inmek Isteyen Türk Attillâ’ya, Barış Görüşmesinden Önce Sormuş: “Siz Hangi Asîl Ailedensiniz?” Attillâ Da Ona Cevap Vermiş: “Ben Asîl Bir Milletin Evlâdıyım!” İşte Benim Cevabım Da Size Budur!” Türk Milleti Büyük Bir Arslandır. Biz Hepimiz Onun Tüyleri Arasına Sıkışmış Ve Sığınmış Göz…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Ataturk’un Geçlığe Hitabesi

Ey Türk Gençliği! Birinci Vazifen, Türk Istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, Ilelebet, Muhafaza Ve Müdafaa Etmektir. Mevcudiyetinin Ve Istikbalinin Yegâne Temeli Budur. Bu Temel, Senin, En Kıymetli Hazinendir. Istikbalde Dahi, Seni Bu Hazineden Mahrum Etmek Isteyecek, Dahilî Ve Haricî Bedhahların Olacaktır. Bir Gün, İstiklâl Ve Cumhuriyeti Müdafaa Mecburiyetine Düşersen, Vazifeye Atılmak Için, Içinde Bulunacağın Vaziyetln Imkân Ve Şerâitini Düşünmeyeceksin! Bu Imkân Ve Şerâit, Çok Nâmüsait Bir Mahiyette Tezahür Edebilir. İstiklâl Ve Cumhuriyetine Kastedecek Düşmanlar, Bütün Dünyada Emsali Görülmemiş Bir Galibiyetin Mümessili Olabilirler. Cebren Ve Hile Ile Aziz Vatanin, Bütün Kaleleri Zaptedilmiş, Bütün…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Ataturk’un Kronolojik Olarak Hayati

1881 – Atatürk’ün Doğumu 1893 – Askeri Rüştiyeye Öğrenci Oluşu 1899 – Harbiye’ye Geçişi 1902 – Erkan-ı Harbiye’ye Girişi 1906 – Üç Dört Arkadaşıyla Şam’da Gizli Olarak “Vatan Ve Hürriyet” Adındaki Cemiyeti Kurması Ve Aynı Yılda Selanik’e Geçerek Aynı Cemiyetin Şubesini Açması 1907 – Askeri Rütbesi Kolağası Oluşu Ve Yine Aynı Yıl Içinde Görevinin Makedonya’daki 3. Orduya Nakli, Cemiyetinin Merkezi Selanik’te İttihat Ve Terakki Cemiyeti Ile Birleşmesi 23 Temmuz 1908 – Yukarıdaki Gizli Ve Siyasi Faaliyetlerinin Sonucu 2. Meşrutiyetin, Padişah Abdulhamit’e Kabul Ve Ilan Ettirilmesi 13 Nisan 1909 – İstibdat…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Atatürk Ve Bilime Verdigi Önem

Atatürk Ve Bi̇li̇m Ord. Prof. Aydın Sayili Atatürk Bilimin Insan Yaşamındaki Önemli Yerini Özgürlük Savaşımızın Sona Ermesi Sıralarından Başlayarak Hemen Her Vesile Ile Tekrarlamış, Vurgulamıştır. 22 Ekim 1922’de Bursa’da Yaptığı Bir Konuşmada, Atatürk, Türkçe’si Biraz Sadeleştirilmiş Şekliyle Şöyle Demiştir : Yurdumuzun En Bayındır, En Gözalıcı, En Güzel Yerlerini Üç Buçuk Yıl Kirli Ayaklarıyla Çiğneyen Düşmanı Mağlup Eden Zaferin Sırrı Nedir? Orduların Sevk Ve Idaresinde Bilim Ve Fen Ilkelerinin Kılavuz Edinilmesindedir. Milletimizin Siyasi Ve Içtimai Hayatı Ile Ulusumuzun Düşünümsel Eğitiminde De Yol Göstericimiz Bilim Ve Fen Olacaktır. Türk Milleti, Türk Sanatı,…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku