Atatürk ve Türk Dil Devrimi

Atatürk ve Türk Dil Devrimi
TVC-mall WW

Kurtuluş Savaşı ile başlayan ve 1938 yılına kadar aralıksız devam eden devrimler fırtınası ile Türkiye ve Türk insanı çağ atlıyor, değişiyor, geride kaldığı yollarda adeta koşuyordu. Dünya şaşkınlıkla izliyor, gerçek olduğunu görüyor ama inanamıyordu.

29 Ekim 1923… Cumhuriyet ilan ediliyor ve 30 Ekim 1923’te Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü’ye aşağıdaki mektubu yazıyordu. Mektup neden bu denli önemlidir? Nasıl bir ülke devralındığının görülmesi ve hangi şartlarda “Dil Devrimi”nin esas alındığının bilinmesi açısından çok önemli bir kanıttır.
Sevgili Paşam,
Cumhuriyetin ilk başbakanı olarak seni düşünüyorum. Dur, hiç itiraz etme. Niye seni seçtiğimi şimdi anlayacaksın. Bizi yine büyük bir savaş bekliyor. Durumumuzun bir bölümünü cephe komutanı ve Lozan baş delegesi olarak elbette biliyorsun. Büyük devletlerin bu sefil duruma bakarak, kısa zamanda pes edeceğimizi sandıklarını Lozan dönüşü sen bize anlattın. Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim:
Bize geri, borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul bir köylü devletiyiz. Dört mevsim kullanılabilir kara yollarımız yok denecek kadar az. 4.000 km kadar demir yolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin kuzeyini güneyine, batısını doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart. Denizciliğimiz acınacak durumda. Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olan bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.
Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyetle de insanlıkla da bağdaşmaz. Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız. Her yerde tefeciler halkı eziyor. Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz. Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor.

 

Daha Fazlasını PDF Olarak İndir

Bir Önceki Yazımız Olan Mustafa Kemal Atatürk;ün Nutuk Adlı Eseri Başlıklı Makalemizde Hakkında Bilgiler Verilmektedir.

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!

İlgili Mesajlar

Leave a Comment