Neden Q Klavye Kullanmaktan Vazgeçemiyoruz?

Her gün milyarlarca kişi tarafından kullanılmasına ve dünyanın en yaygın teknolojilerinden biri olmasına rağmen bilgisayar klavyelerine pek kafa yormayız. Ne var ki klavyelerin bütün o sıradanlıklarının ardında bir tuhaflık vardır. Harfler hiç bir dile uygun bir biçimde değil rastgele dizilmiş gibidir. Dünyanın QWERTY ( kısaca Q) klavyeyle sevgi- nefret ilişkisi 1866 yılında küçük bir atölyede başlamıştır. Bu atölyede Christopher Latham Sholes adlı bir yayıncı kitapların sayfalarını otomatik olarak numaralandıran bir makine üzerinde çalışıyordu. Tesadüf eseri bir gün arkadaşı Carlos Glidden ile birlikte bir dergide daktilonun kısa bir tanımı ile karşılaştılar.…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Temassız Çalınabilen Müzik Aleti: Theremin

Müzik aletleri genel olarak vurmalı, üflemeli ve telli çalgılar olarak sınıflandırılmaktadır. Vurmalı çalgılar da örneğin davulda gergin bir yüzeyi el darbeleri ile titreştirerek farklı notalarda sesler çıkartılmaktadır. Üflemeli çalgılarda ise bu işlem genel olarak belli bir noktaya dudaklarınızı yaslayarak hava üflemek ile, telli çalgılarda ise çeşitli telleri titreştirmek ile gerçekleşir. Gördüğümüz gibi gündelik yaşamda sıkça gördüğümüz çoğu müzik aletiyle müzik yapabilmek için belirli bir temasa ihtiyaç vardır. Lakin thereminin diğerlerinden en önemli farkı da tam bu noktadır. Theremin çalarken onu herhangi bir şekilde temas etmenize gerek yoktur. Thereminin Kısa Tarihi…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Kelebek Etkisi Nedir ve Neden Yanlış Anlaşılmıştır?

Kelebek etkisi, küçük, görünüşte önemsiz olayların nihayetinde çok daha büyük sonuçlara yol açabileceği fikridir. Başka bir deyişle önemsiz gibi gözüken bazı olayların, karmaşık sistemler üzerinde doğrusal olmayan etkileri vardır. Örneğin, Hindistan’da bir kelebek kanat çırptığında, hava basıncındaki bu küçük değişiklik sonunda Iowa’da bir kasırgaya neden olabilir. Kelebek etkisi fikri ile bir çok kişinin ilk tanışması 2004 yapımı Ashton Kutcher ve Amy Smart’ın oynadığı aynı adı taşıyan film ile olmuştur. Bahsi geçen filmde Kutcher’ın karakteri, zamanda geriye çocukluğuna gitmenin bir yolunu bulur. Bu yolculuğa çıktığı her seferinde, küçük şeyleri farklı şekilde…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku

Neden 137 Sayısı Fizikteki En Büyük Gizemlerden Birisidir?

Evrenin gizemlerini çözmenin anahtarı nedir? Sorunun cevabı 137 sayısı olabilir. Fizikçi Richard Feynman (1918-1988), bu sayının, tüm teorik fizikçilerin “endişelenmesi gereken” bir sayı olduğunu düşünüyordu. 137 sayısını “fiziğin en büyük gizemlerinden biri: insanın anlayamadığı sihirli bir sayı” olarak adlandırmıştı. Hesaplamaları, 137’den sonraki elementlerdeki elektronların, çekirdeğe çarpmamak için ışık hızından daha hızlı hareket etmesi gerektiğini ve bu nedenle görelilik kurallarını ihlal ettiğini gösterdi. Kısacası 137 periyodik tablodaki son element numarasıydı. 137 Sayısı İle İnce Yapı Sabitinin İlişkisi Nedir? Fizikçilere göre 137 sayısı, elektron ve müon gibi yüklü temel parçacıkların ışık fotonlarıyla…

Bu Haberi Sosyal Ağlarda Paylaşın!
Daha Fazla Oku